2 Ağustos 2017 Çarşamba

Aşkın Kahramanı - Elif Yılmaz | Yazar Röportajı

Herkese merhaba, bugün, birkaç gün önce bir araya gelip keyifli bir gün geçirdiğim Elif Yılmaz ile yaptığım röportajı sizlerle paylaşacağım. Kitaplardan, kapaklardan, karakterlerden, yazılan ve yazılmayan kurgulardan birçok konuyu konuştuk. Oldukça keyifli zaman geçirdim. Bunun için sevgili Elif’e bir kez daha teşekkür ederim.
..
Öncelikle yazarımızı tanıyalım.


Elif Yılmaz

15 Kasım 1995’te Ankara’da doğan yazar, hâlâ ailesiyle birlikte Ankara’da yaşamaktadır. Eğitimini yaşadığı şehirde, Çankaya Üniversitesi'nde, İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümü öğrencisi olarak sürdürmektedir.
Sınır tanımaz bir hayalperest olarak geçirdiği çocukluk yıllarının ardından, hayallerini son birkaç yıldır kağıda dökmektedir. Siz değerli okurlarıyla da internet üzerinden paylaşmaktadır.
İlk kitap serisi 2015 yılında, üçüncü kitabı 2017 yılında kağıt kokusuna kavuşup, raflardaki yerini aldı. 
Romantik Oyun (Romantik Serisi #1)
Romantik Savaş (Romantik Serisi #2)
Aşkın Kahramanı (Kahraman Serisi #1)
Elif Yılmaz, aynı zamanda kendi kitap blogunu tutmaktadır.
Bugün ve bugünden sonra atacağı her adımı okumak ve yazmak üzerine ilerlemek isteyen genç yazar, tüm gelecek planlarını bu doğrultuda yapmaktadır.


Soru 1: Aşkın tanımı sence nedir?
Cevap: Biriyle bir hayatı paylaşmanın hayalini kurduğun zaman hissettiği duygulardır. Aşkı tatmamış birinin cevabı bu olsa gerek.

Soru 2: Baran için aşk nedir?
Cevap: Nihan’dır. Özetlersek birbirlerini tamamlamak.

Soru 3: Evlilik için aşk şart mı?
Cevap: Değil. Karşılıklı saygı aşktan daha ön planda.

Soru 4: Baran karakteri nasıl ortaya çıktı?
Cevap: Gerçek hayatta babam gibi bir örnek varken aksini yazmak olmazdı. Ek olarak, okuduğum çoğu kurguda ki ezik kadın karakterlerin ve ezen erkeklerin varlığından çok sıkıldığım için ortaya çıktı. Çünkü aile erkeğin kadını ezdiği bir kurum değil. İkisinin de eşit olduğu bir oluşum. Esas olansa bir hayatı paylaşmak.


Soru 5: Feride'nin gidişinin pişmanlığını ailesi ne denli yaşadı. Durdurması gerekmez miydi?
Cevap: Aşırı geleneksel bir aile olması, örf ve adetlere sıkı sıkıya bağlı yaşamaları bir etken. Feride'nin gidişini şu durumda durdurmazdı. Ha, yanlış mı? Evet. Ama durum bu.

Soru 6: Betül karakterinde sıra. Karakterin ilk izlenimi sertken, kitap ilerledikçe aslında hiç de öyle olmadığını görüyoruz. Okuyanı da ters köşe yatırdığını söyleyebiliriz. Nihan’ı çok çabuk kabul ederken bir o kadar da çok sevdi. Bunun tam olarak sebebi nedir?
Cevap: Oğlunu evlenmek isteyen bir kadın Betül. Mürüvetini görmek istiyor. Baran’ın sevgisine şahit olup Nihan ile mutlu olduğunu görmesiyle de gelinini daha çok sevdi.

Soru 7: Aşkın Kahramanı kitabında bir karakter olsan, hangisi olurdun?
Cevap: Beril. Çünkü kendini başkalarının kurallarına göre sınırlandırmıyor. Hata yapsa da onun hatası ve kabul edebiliyor.

Soru 8: Yazdığın karakterlerde gerçek hayattan kullandığın kişi ya da şahit olduğun olay var mı?
Cevap: Evet. Mesela Baran’ı yazarken babamdı ilham kaynağım. Betül’de bir tık anneme benziyor. Çünkü benim için babamdan biraz daha çekindiğim bir karakter annem. Benim için baba “babişko”ysa, annem -sesi titrer- “anne!”dir. Betül de böyle bir karakter.

Soru 9: Aşkın Kahramanı dizi ya da film olsun ister miydin? Bu soruyu şöyle de sorabiliriz. Bu kitap hayalinde tam olarak nerede?
Cevap: Kitap hayalimde; Yeşilçam filmlerindeki aşkları özleyen kişilerin elinde. Dizi ya da film içinse, bazan, evet isterim diyorum ama bazen de bu fikirden vazgeçiyorum. Türk dizilerini düşününce hayır istemem diyorum. Çünkü kitabın içine bir dizi entrika eklenebilir...
Soru 10: En çok hangi türde kendini ve yazımını gösterdiğini düşünüyorsun?
Cevap: Romantik. Çünkü içimde gizli bir romantik saklı.

Soru 11: Aşkın Kahramanı bir şarkısı olsa, bu hangisi olurdu?
Cevap: Burcu Güneş - Gül Kokusu.

Soru 12: Yazmanın önemi ve sana kattıkları nedir?
Cevap: Biraz ürkünç bir cevap olacak ama bakalım. Yazarlık; hayalperestlik ile şizofrenin arasında bir yerde. Ve sen yazdıkça şizofrenlikten uzaklaşıyorsun. Çünkü gerçeğe dönüşmesi çok mümkün. Kafanın içindeki konuşmaların hayal ürünü olmalarını sağlıyor. Kısaca yazmak hayallerinin dışa vurumudur.

Soru 13: Hangi kitabı yazarken işte bu oldu, bu sahne bu karakter içime sindi, bu benim kitabım dedirtti?
Cevap: Belli bir sahne seçmek gerçekten çok zor ama aklıma gelenleri yazayım. Romantik Savaş'ın sonunda Tina ve Steven için yazdığım bir son söz vardı. Onu yazdıktan sonra 'tamam be! Oldu bu sahne!" Dediğimi hatırlıyorum. Aşkın Kahramanı'nda Baran Nihan'a ilk kez açıldığı sahne ve bir de kitabın son sahnesi... Bir Boşanma Hikayesi'yse tümüyle yazmaktan çok zevk aldığım bir kitap. Ayşe'nin çok kusurlu bir karakter olması benim için onu kusursuz yapıyor. Onun kırıklıklarını anlatabilmek sanırım, bana 'işte bu be!' Dedirtiyor

Soru 14: Romantik Serisi mı, yoksa kahraman serisi mı? Senden bir seçim yapmanı istesem cevabın ne olurdu?
Cevap: Bir ayrım yapmam söz konusu olamaz. Her iki seri de benim için özel olduğu için bir seçim yapamam.

15. Soru:
Yazarken kurgularını nasıl oluşturuyorsun?
Cevap: Aklıma bir fikir geldiyse eğer ilk önce onu hemen bir yere not ederim. Sonra ilk işim iskeletini oluşturmak olur. Yani hikayenin adı, karakterlerin adı, mekan, zaman... Bunlar benim için iskeleti bir kurgunun. Mutlaka ismi olması gerek yazmaya başlamadan önce. Kitabın ismi kurgunun gelişmesinde çok önemli bence. Her hikayenin bir girişi, gelişmesi, olayların karıştığı bir doruk noktası ve bu karışıklığın çözümü ardından gelen finali vardır. Bu sırayla olmasa da... Bunları buluyorum sonra. En son da tüm hikaye için kabaca bir taslak oluşturuyorum ve yazmaya başlıyorum.

16. Soru:
Kitap yazmak ya da yazar olmak... Seni bu yola iten etken neydi? Yani yazar olmak için bir etkiye sahip olmak da gerekir
Cevap: Ben hep hayalperest biriydim. Çocukluk arkadaşımla eğlence amaçlı baş kahramanlarının biz olduğumuz kurgular yaratırdık. Bir defterimiz vardı. Bir gün ben alırdım defteri hikayenin bana ait kısmını yazardım bir gün de o alır kendine ait kısmı yazardı. Kitap gibi değil ama. Olayları anlatırdık sadece. Başıma şu geliyor bununla bu oluyor vs diye. Lisedeyken başka bir arkadaşıma bu defterden bahsettim. O da hem Facebook daki hikaye sayfalarında yazıyordu hem de bir arkadaşıyla kurguladıkları fikri senaryoya çeviriyordu o zamanlar. Entrika yazmakta da üstüne yoktu bu arada 😛 O yönlendirdi beni. Hadi sen de yaz Facebook da. Sonra da birlikte bir senaryo yazarız filan dedi. Öyle başladım. Sonra bir bakmışım buradayım. Kitap çıkarmamsa bambaşka bir hikaye. O da başka sefere 😛

17. Soru:
Bu hayattaki senin olmazsa olmazın neler?
Cevap: Ailem tabii ki en önce. Sonra kitaplarım. Asla olmaz eğer olmazlarsa. Bir de inandığım doğrular. Belki çok soyut bir kavram ama kendi inandığım doğrularla var olduğumu düşünüyorum. Onlar yoksa, ben de yokum.

18. Soru:
Hiç eksikliğini hissettiğin bir şey var mı hayatında?
Cevap: Hayır. Genel olarak pişmanlıklardan hoşlanan biri değilim. Geçmişte olan doğrusuyla yanlışıyla her şeyi kabullenirim. Giden şeyleri de öyle. Hayatımda değilse bir sebebi vardır derim hep. Her şerde bir hayır vardır. Hayat felsefem bu.

19. Soru:
Hayat bir rüya olsa ve uyanınca kitaplarından birinde olacağını bilsen hangi kitapta uyanmak isterdin?
Cevap: Aşkın Kahramanı tabii ki 😀 Ama tabii Baran olacaksa 😛

20. Soru:
Her insanın iyi ki'leri ve keşkeleri vardır. Senin hayatında ağırlık olarak hangisi var ve o iyi ki ya da keşke dediklerin neler?
Cevap: İyi kiler tabii ki. Dedim ya keşke demeyi sevmem. Olacakla öleceğe çare yok sonuçta. Bak bu da başka bir hayat felsefesi 😛 İyi ki dediğim bir şey... İyi ki yılmamışım diyorum. Belli bir konu için değil sadece ama. Çok fazla şey var iyi ki yılmamışım dediğim.


#YAZARIN KİTAPLARI#

"Aşk… Aşk, benim hastalığımın yan etkisiydi. Benim esas hastalığımın adı romantizmdi ve her şey, romantik bir oyunla başlamıştı." İki arkadaş... Birbirlerini etkilemek için bir oyuna girişirlerse ne olur? Steven ve Tina için her şey eğlenceli bir oyun olarak başladı. Tek amaçları oyunu kazanmaktı. Bu noktaya kadar ortada herhangi bir sorun görünmüyordu. Sorun, rakibini alt etmeye çalışırken birbirlerinden etkilenmeleriyle başlamıştı.İyi olan kazansın mottosuyla başlayan bu oyunda biri diğerinden daha iyiydi.
Peki, ilk hangisi aşık olacaktı? Daha doğrusu söz konusu aşksa, mortada kazanan var mıydı?Romantik oyun başlasın! "Her şeyi düzelteceğini bilseydim,sana sadece iki kelime söylerdim."
(Tanıtım Bülteninden)
 ..

Birbirinden nefret eden iki insan aynı evde yaşayabilir mi? Liz Grayson'ın, ailesiyle İngiltere'ye taşınmayı reddedince, kendine yeni bir ev bulmaktan başka çaresi kalmamıştı. Buraya kadar her şey güzeldi. Esas felaket, bir gram bile sempati beslemeyi reddettiği Christopher Gonzalez'le aynı evi tutmaya karar verdiğinde başlamıştı. Onlar artık ev arkadaşıydı! Peki, Chris uslanmaz bir çapkınken, umutsuz bir romantik olan Liz ona katlanabilecek miydi? İşte bu konu, tartışmaya açıktı. Romantizm yeteneklerini gösterme sırası şimdi Liz'deydi. Savaş başlasın… Ateş! "Ben kaybedeceğimi bile bile cepheye yürüyordum. Silahlarım onunkiler kadar iyi değildi. Savaşa 1-0 yenik başlamış olmanın zayıflığı ve yorgunluğu içindeydim; ama bunların hiçbirini bilmiyordum. Keşke birileri beni uyarmış olsaydı."
(Tanıtım Bülteninden)
..

Dakikalar geçti. Gözleri kapalı birbirlerinin kalp atışlarında huzur buldular. Ne bir adım geriye gittiler, ne bir adım öteye. Sanki ortada bir yerde dengeyi kurmuşlardı. Ne bir adım ötesi, ne bir adım gerisi… Başlangıç noktasındaydılar belki de. Aşkın yeni yeni küllerinden doğduğu o yerde. Aşk, sıcacık bir bardak kahvenin dumanında, yorgun anılarda, umut dolu kalp atışlarında yaşıyor bu hikâyede. Bir çift ceylan gözle nefes alıyor ve yine karanlıkları aşıp o bakışlara ulaşmaya çalışıyor. Aşk kuytu karanlıklardan kurtulmaya çalışıyor bu hikâyede, onu karanlıklardan kurtaracak kahramanını arıyor. Karanlıklara saklıyor aşkı Nihan. Kalbine hiç ulaşamasın diye. Ve sonra şiir gibi seviyor Nihan’ı Baran. Öyle incitmeden. Sadece bir kez gülsün diye. Baran hep çok seviyor. Hikâye de böyle başlıyor işte…
(Tanıtım Bülteninden)


Sevgili Elif Yılmaz’a bana zaman ayırıp sorularımı cevapladığı ve de başını şişirmeme izin verdiği için teşekkürler ✋
..

Aşkın Kahramanı yorumu için 👇








1 yorum:

  1. Çok güzel bir röportaj olmuş. Okumaktan çok keyif aldım. Kahraman serisinin ikinci kitabını merakla bekliyorum. Gül kokusu şarkısını çok severim , iyi bir seçim :)))) Sevgüler canım ....

    YanıtlaSil