Meleğin Düşüşü - Susan Ee | Kitap Yorumu



Kitap Adı: Meleğin Düşüşü
Özgün Adı: Angelfall
Seri Sıralaması: Penryn & the End of Days #1
Yazar Adı: Susan Ee
Çeviri: Aslı Güçlü
Yayınevi: Epsilon Yayınevi
Baskı Yılı: 2013
Sayfa Sayısı: 444
Kitaba Puanım: 5/5
Çok önceleri gözüme takılırdı, almak için serinin tamamlamasını beklemiş ardından da aklımdan çıkmış gitmişti, şimdiyse kendimize kızıyorum tek ilk zamanda alıp okusaymışım diyerek. Yeniden baskı yapılacağını öğrenince üstelik ciltli ve değişen kapaklarıyla, eski baskısına oranla daha çok cezbetti beni. Adeta aşık olduğumu söylemem gerekiyor.

Meleğin Düşüşü beni kendine hayran bıraktı. Aslında konu ve de karakterler bildik düzlemde ilerliyor. Dünyanın sonuna gelinmiş ve kıyamet kopmuş tam o anda esas karakterimizin dünyayı daha doğrusu kendi hayatıyla birlikte dünyayı kurtarma serüveni. Sizi kendine bağlayıp hayran bırakan noktası ise karakterlerin hissettirdikleri verdikleri mücadele ve hayatta kalma cesaretleri... İşte serinin ilk kitabında sizi bam telinizden yakalayıp kendine bağlayan noktalar bu kısımlar. Bir de konu melekler olunca ayrı bir sempati besliyorum kitaplara. Aslında iyi olması gereken varlıkların da kötü olduğunu, her iyiliğin içinde ille de bir kötülük olduğunu yansıtan karakterler benim en sevdiklerimdir.


Ve evet, gerçek dünya da böyle bir yer. Hoşgeldiniz!
Kitap konusuna gelecek olursam eğer, ana karakterimiz Penryn, tekerlekli sandalyeye mahkum kız kardeşi Paige ve kafayı sıyırmış annesi ile hayatta kalma mücadelesi veriyor. Babası onları küçükken bir başlarına bırakıp terk etmiş, bu yüzden ailenin bütün sorumluluğunu üzerine almak zorunda kalıyor. Annesinin rahatsızlığı üzerine kızına öğrenebileceği her dövüş tekniğini öğrenip kendini savunan, sadık, asla kendini ezdirmeyen güçlü bir karakter bizim kız.

Meleklerin saldırısının üzerinden altı hafta geçmiş ve insanların çoğunu ölmüş, büyük şehirler yıkılmış ve dünya tam bir kaos içinde. Penryn ise dünyanın bu durumuna karşı ailesini hayatta tutmak ve güvende olmak için elinden gelenin fazlasını yapmak için uğraşıyor. Elbette ki işi kolay olmayacak... Bir yandan meleklere, diğer yandan insanların meleklere karşı kurduğu çetelere  karşı dikkat etmek zorunda.

Kız kardeşinin melekler tarafından kaçırılması, kardeşinin yerini bildiğini düşündüğü bu yüzden yardım ettiği melek Raffe ile soluk kesen bir serüvene başlıyor. Başlarına gelecekleri de ben size söylemeyeyim, okuyup kendiniz görün istiyorum.

Meleğin Düşüşü keyifle okuduğum bir kitap oldu. Serinin devamını da fırsat buldukça okuyor bitmemesi için uğraşıyorum. Almayı düşünen, okumayı erteleyen kişiler varsa şunu söylemem gerekir ki verdiğiniz parayı hak eden bir kitap. Kurgusu içerisinde kendinizi kaptırıyor, karakterleri hislerini hissediyorsunuz. Kitabın içerisinde çok fazla aşk beklentisi içine girmeyin, benden uyarı.

Penryn kardeşine kavuşuyor mu? Raffe, Penryn için ne kadar önemli ya da Raffe bizim kıza ne kadar değer veriyor? Merak ediyorsanız beklemeden okuyun!
Şimdiden keyifli okumalar ❤
Kıyamet melekleri yeryüzüne inip tüm dünyayı yakıp yıktığından bu yana altı hafta geçti. Gündüzleri sokak çeteleri hüküm sürüyor, geceleri korkunun ta kendisi. Bir gün savaşçı melekler küçük bir kızı kaçırdılar, tekerlekli sandalyeye mahkum, aç biilaç halde, ufacık bir kızı. Kızın ablası, Penryn, kardeşini kurtarmak için elinden geleni ardına koymayacak. Buna, aslında düşmanı olan bir melekle bir anlaşma yapmak dahil olsa bile. Raffe, kanatları kesilmiş, gücünü yitirmiş bir melek. Binlerce yıl savaştıktan sonra şimdi hayatı, gencecik bir kızın ellerinde. Penryn ve Raffe, korkunun ve tuhaf yaratıkların hüküm sürdüğü bir dünyada bir başlarınalar, hayatta kalmak için de birbirlerine ihtiyaçları var. Her şeye rağmen sağ kalıp düşman meleklerin inine gitmeliler. Penryn burada kardeşini bulmayı umut ediyor. Raffe ise binlerce yıllık düşmanlarına karşı tek başına savaşıp kanatlarını ve eski gücünü yeniden kazanmayı. 
(Tanıtım bülteninden)

0 yorum:

Yorum Gönder