Şüheda Aksu - Güven Bana || Kitap Yorumu

  Yazar: Şüheda Aksu
Yayınevi: Fenomen Kitaplar
Sayfa: 448
Yıl: 2015
Kitaba Puanım: 4


Armin, geçmişin gölgeleriyle yeni bir hayata başlamaktadır. Ağabeyinin gözlerinin önünde öldürülmesiyle birlikte mutsuz geçirdiği yıllardan sonra zorla taşındığı şehir ona hem yeni acılar hem de huzur getirecektir. Eski hayatını ve arkadaşlarını geride bıraktıktan sonra yaşadığı ilk yenilik Serenler Koleji'dir.
Karşısına çıkan yeni insanlara güvenip yeni arkadaşlıklar kurmaya çalışırken kendisinin bile bilmediği sırlar engel olacaktır her seferinde. "Kimseye güvenme," sözleriyle büyümüş bir genç kız iken ailesine göre en yanlış kişiye güvenecektir.
Peki ya aşk? Acıların arasında kaybolmuş kırık kalbi hazır mıdır yeni bir duyguya? En az kendisi kadar mutsuz ve zor bir hayat yaşayan donuk mavilikler mi ısıtacaktır buzlanmaya yüz tutmuş kalbini, yoksa kokusunu oksijenle bir tuttuğu gri, yeşil karışımı gözlerin sahibi mi?

(Tanıtım Bülteninden)


“Kimseye güvenme!”


Güveni olmayan bir genç kız, sırlarla dolu bir adam, eli kolu bağlı, kızını korumak için kendilerinde uzaklaştıran bir aile. Ve atlatılamayan büyük bir travma...Kitabı özetlemem gerekirse, kurabileceğim cümleler bütünü budur. Tabi detaylarda saklanan birçok olaylar da kitabı sürükleyici kılan nedenler.
Yeni bir kalem, yeni yazarlardan Şüheda Aksu.
Gerek anlatımıyla, gerek konusuyla dikkatimi çeken, karakterlerini didiklediğim yazarlardan biri. İlk kitabı olmasıyla birlikte kitabın acemiliğini üzerinden attığını görüyoruz fakat anlatımından ziyade, bana bir şeylerin eksikmiş gibi hissine kapıldım kitap boyu. Sanki terazinin bir kefesine duyguları fazla koyup öteki kefesine olayları az koyduğunu hissettim ya da bana öyle geldi. Emin değilim. Ama çözemediğim bir şey vardı, ondan eminim.

Kitap boyu birçok duyguya bulandım durdum. Kızdım, üzüldüm, ah ettim, iç çektim ama en çok imrendim. Bir adam, Yağız, geçmişi kirlidir. Sır perdeleriyle sarılı hayatı, ve ilk kitapta bu sırların çeyreği anca çözüldü. Bir anda ortaya çıkıp hayatı alt üst etti. Ve öyle sevdi ki şaştım kaldım. Asıl karakterimiz Armin iken ben sırf Yağız var diye okudum kitabı. Bıkmadan usanmadan her türlü geri itilmede yılmadan sevdi. Bazı yerlerde elbette patladı ve fevri çıkışları vardı.
Armin, esas karakterimiz. Sorunlar kızımızın peşini bırakmaz. Ailesinden koparılmış -sebebi korunması bile olsa, burada az çıldırmadım- yeni bir şehir, yeni bir okul ve yeni bir ev. Kızımız lise sonda, hani az ruhsuz, bol tepkili bir genç. Çok da sevilesi -şöyle ağzıyla burnunun yerini değiştirir cinsten döve döve sevilesi- bir kişilik. Çocukluğundan beri kimseye güvenmemesi gerektiği ile büyüyen, güven sorunu olan Armin’in, Yağız’a güveniyor oluşu ona kızgınlığımı bir parça kırdıysa da sevgisine inanmaması beni çileden çıkardı. Ama yazarı bir konuda tebrik etmem gerekirse karakterin en başta neyse, son sayfaya kadar değişmemiş olması takdir edilesiydi.
Eleştiri olarak değil de, kitap için öneri vermem gerekirse diyalogları bir parça azaltıp, olay derinliğine inmeli. Bazı yerleri anlamadım. Bunun için tekrar bir göz atacağım.Uzun lafın kısası, kitap güzeldi. Yazarın yazımını beğendim. Takip edeceğim kalemlere bir yenisi eklendi. Başarıların devamını dilerim.





0 yorum:

Yorum Gönder