SEN - Selvi Atıcı || Kitap Yorumu














Yazar: Selvi Atıcı
Yayınevi: Müptela Yayınları
Sayfa: 424
Yıl: 2015


Kardeşinin intikamını almak için çıktığın yolda aşkla karşılaşırsan…

Hiçbir şey göründüğü gibi değildir, bilirsiniz. Üstelik bahsi geçen bir kadın ise, asla! Dövüş sanatları uzmanı olan Süheyla, kardeşinin intikamını almak için çıktığı yolculukta kalbini tam bir baş belasına kaptırdı. Ruhu intikam ateşiyle yanıp tutuşurken kalbi aşk ateşiyle kavruldu…
Süheyla'nın adı, 'iyi huylu, sakin' anlamına gelir ancak aldanmayın, yol boyunca elinde muştasıyla aşk ve intikam duygularıyla örülmüş ince bir ip üzerinde ustalıkla yürüyecek gerçek bir kahramandır aslında. O zeki, yumrukları kadar dili de sert bir kadındır. Romanda Demir'le de tanışacaksınız. Aşkın muhatabıdır kendisi. Süheyla'nın intikam mücadelesinde en büyük yardımcısı olacaktır.





Şu zamana kadar okuduğunuz her romanı önünüze koyarak düşünmemi sağlayacak türden bir kitaptı Sen, şöyle ki; daha önceki kitaplarda - ki özellikle aşk romanlarında - hep ama hep kadın karakter bir parça daha narindir. Hani şu çıt kırıldım olanlarından. Ve geneli erkek karakterin karşısında süklüm püklüm durur. Ne hikmetse ne kadar diretmiş olsa da illa ki erkeğin istediği olur ve kadın karakterimiz aşka koşarken erkeğinin dibinden ayrılmaz. Ama Sen kitabında durum daha farklı. Kısaca alışa gelmişim dışında bir kitap. Bir kere Süheyla kesinlikle çıt kırıldım ya da naif değil. Elinde muştasıyla ringe çıkıp dev gibi adamlarla çarpışmışlığı bile var. İnanmazsanız okuyun kitabı! Valla bakın!

Kitap başlı başına bir mücadeleden kaynaklanıyor. Süheyla kardeşinin esrarengiz intiharının peşine düşüyor ve canı pahasına intikamını almak için sebep olanların peşine düşüyor. Zaten böylece yolları kesişiyor bir diğer ana karakterimiz Demir Bey ile.
Süheyla sıradışı bir kadın. Dövüş sanatları uzmanı, bir de dövüş salonu var, bir sürü de öğrencileri... Çetin cevizdir kendisi. Ne kadar sert görünümde olmuşsa da Demir Bey'in söylemiyle Sü, kalbi kırık bir kadındır da aynı zamanda. Nişanlısı ile ayrılığı ve başına gelen bir başka olay - bu kısmı kitaba sakladım okuyunca görürsünüz fazla ip ucu vermek istemiyorum!- ve beraberinde gelen diğer zincirleme olaylar.
Süheyla ne kadar duygusuz gibi görünse de içinde dinmeyen fırtınalar var ve bu durumun üstesinden de başının belası Demir Bey ile üstesinden geliyor.
K o kadar behsi geçmişken Demir Bey'den de söz edelim!
Bu adam, öyle bir adam ki. Bayramda çocukken melür melür baktığımız şeker kavonozunun içerisindeki çikolatalar kadar tatlı, onca yolu yürüyüp soluk soluğa kaldığımızda çantamızdaki soğuk su kadar ferahlatıcı, lunaparktaki o rengarenk dönme dolaplar gibi baş döndürücü ve en vazgeçilmez dediğimiz en çok sevdiğimiz ayıcığımız kadar yumuşak kalpli bir adam. Tabi korkutucu yanları da yok değil. Kısacası Demir Bey her eve lazım denen türden bir adam.
Şunu söylemeliyim ki Selvi Atıcı gittikçe kalemini ustalaştırıyor ve buna tanık olmak muazzam bir haz veriyor bana. Okumadığınız bir sürü basılmayı bekleyen başka hazineler var, o kadar diyeyim sizlere.
Özetle bu kitap romantik bir kitap olduysa da, aksiyonu da barındırıyor içerisinde. İlk sayfasından son sayfasına kadar soluksuz okuyabileceğiniz bir roman Sen. ayrıca değinmem gereken bir başka konuya gelirsem kitabın kapağı, iç tasarımı, ayracı öyle güzel ki, görür görmez insanın alası geliyor. Emeği geçen herkese buradan kocaman bir teşekkürü kendime borç bilirim :) - çok mu resmi oldum ben :P -


Yazarımızın ellerine sağlık, ben yorum niyetine kitabı anlatmadan bir nokta koyayım.
ayrıca yazarımızın bir diğer kitabı Kimliksiz'i de şiddetle öneririm. Deryal, Demir Bey kadar neşeli bir adam olmasa da onuda seveceğinize eminim!
Sevgilerimle ;)





0 yorum:

Yorum Gönder